Varyant Haber

Röportaj: Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz

Röportaj: Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz
26 Aralık 2018 - 17:00

VaryantHaber.com olarak 12 Şubat 2018’de Antalya Teknokent Genel Müdürlüğü görevine getirilen İbrahim Yavuz ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu keyifli söyleşi için İbrahim Yavuz’a teşekkür ederiz.


Ben İbrahim Yavuz, 1900’lerden başlayarak 1950’li yıllardan bu yana ticaretle uğraşan bir ailenin çocuğuyum aslında. Rahmetli babam Hasan Yavuz, Antalya Elmalılıyız. Onun hikayesinden de bahsetmek istiyorum size:

Elmalı’da ortaokulda babası rahmetli olduğu için erken yaşta babasız kalan, annesiyle kalan bir çocuk Hasan Yavuz. Babası ölünce para lazım olduğu için berberde çalışan ağabeyinin yanında işe başlıyor. İlk başta okulu bıraktığı için üzülüyor ama şartlar gereği berber çırağı olarak çalışmaya başlıyor. Hayat devam ediyor. Ağabeyiyle birlikte kendilerini geliştiriyorlar. 1970 yıllarında ikisi Yavuz Berber’i açıyorlar. Askerliğini İstanbul’da yaparken çarşı izinlerinde kuaförleri ve berberleri araştırıyor. IGS, Altınyıldız gibi firmaları araştırıyor. Parfüm, kozmetik gibi sektörlerdeki markaları inceliyor. O zamanlar askerlik iki sene olduğundan ötürü iki yıl boyunca İstanbul’da ticareti inceleyip öğrenmiş.

Askerden döndükten sonar Elmalı’da İstanbul’da gördükleri ve öğrendikleriyle Yavuz Berber adında lüks bir berber dükkanı açıyor. O zamanlar Subaşı Ailesi ve Baysarı Ailesi gibi meşhur aileler, kaymakamlar ve müdürler tıraşa gelmeye başlıyor. Hal böyle olunca, dükkan da iyi para kazanmaya başlıyor. Girişimcilik yatırımı için 25 yaşında Yavuz Hac Organizasyon şirketini kuruyor. Elmalı’nın bütün köylerini geziyorlar. Havalimanından uçakla gidilmeye başlamadan önce Elmalı’dan üç otobüs, iki kamyon ve iki taksi ile Hacca insan götürmeye başlıyorlar. Bu sırada rahmetli Belediye Başkanı Selahattin Topçu, Başkan olmadan önce babamlar ile hacca gidiyor. Giderken ticaret yapmak amacıyla yanlarında Ernez’den çam balı götürüyorlar. Yolları kesilmesine rağmen balları hacca ulaştırıyorlar. İlk başta ürünleri satamıyorlar ancak daha sonra bir tüccar ürünleri almayı kabul ediyor. Bir kamyon balı tüccarın dükkanına indiriyorlar. Hatta bu sırada bir teneke bal kayboluyor. Ancak tüccar, bu balı çalanı da bularak parasını babamlara ödüyor. Balı buradan alıp Mekke’de sattıkları fiyatla neredeyse %400 kâr elde ediyorlar. Bununla da dönüş yolunda enternasyonal televizyon gibi ürünler getirip, burada satıyorlar. Bu sırada balın iyi bir ticaret olduğunu anlıyor ve balcılık ile arıcılığa iyiden iyiye ısınmaya başlıyor. Berber dükkanının haricinde bu gidiş gelişlerle al-sat yapmaya başlıyorlar ve Java motor bayisi açıyorlar.

“7 Yaşında Kovanları Boyayan da Kapaklarını Çakan Çocuk da Benim” 

1977’den 1980’e dek arıcılığı merak ettiği için arı sütü larva transferini öğreniyor bir tane ustadan. Bunun sebebi de şu, babaannem rahatsızlanıyor. Doktor da “Ben Almanya’da gördüm, arı sütü var. O iyi gelir.” diyor. Biz balı biliyoruz, arı sütünü nereden bilsinler. Arı sütünü Elmalı’da bir usta yapıyormuş o zamanlar. Babam o adamın yanında üç sene çıraklık yapıyor, ustası üç sene boyunca ona usulünü göstermiyor. En sonunda malzemeleri topluyor, kendine de bir nüshasını yaptırıyor. Ustasına gidip “İkisini de sakladım usta, ya sen bana bunu göstereceksin ya da sen de arı sütü yapamayacaksın.” diyor. Ustası 1980’de bunu gösteriyor. Aynı dönemde annemle evleniyor, annemin babası da 1930’lu yıllarda eşek sırtında arıcılık yapan bir adam… Babam, Elmalı Zümrütova Camii’nin imamı Yaşar Hocanın kızını alıyor. Kız da çocukluktan bu yana arıyı öğrenerek büyümüş. 30 kovan alıyor,  arıcılık belgesi alıyor, Elmalı’da ilk arıcılık kursunu düzenliyor. Biz, 1992’ye dek hobi olarak arıcılık yapıyoruz. Körfez krizi ile bütün mal varlığımızı kaybediyoruz. O ara bin kovan arılık iş yapıyorduk. Ben o dönemde 7 yaşındaydım, o kovanları boyayan da kapaklarını çakan çocuk da benim. O ara hayata kanalize olduk işte.

1995 yılında bir gün, Antalya’da Altın Portakal hikayesi başladı. Film Festivalinde ilçelerden en güzel ürünler getirilip sergilenecekti. Hasan Subaşı, Belediye Başkanı o zamanlar… En şen şakrak ilçe Elmalı. Helva döküyoruz, leblebi kavuruyoruz, bal var, arı sütü var. 1995 yılında arı sütünü kim bulmuş? Polen satıyoruz. Elmalı’da bir senede yaptığımız satışı bir haftada Antalya’da yapıyoruz. Bunun üzerine Antalya’ya yerleşmeye karar veriyoruz. Elmalı’da hiçbir şeyimiz kalmıyor ve sıfırdan başlıyoruz. 2010 yılına dek Altın Portakal devam etti, biz hep orada yer aldık. Orada son satışımızı 2012 yılında yaptık açık alanda. 2012’den sonra orada hiç yapılmadı. Sıfırdan başladığımız zaman ev aldık, ev kiraladık. İçinde yıllarca bal doldurduk. Benim odamı bal odası yaptık, orada balları paketledik. “Apartmandan çıkmasak, bu dükkan bizim olsa” diye dua ede ede o dükkan bizim oldu. 1996 yılında bunu yaptık. O ara işler büyüdü, bizim dükkan toparlanmaya başladı. Ben de Antalya Anadolu Lisesi’nden mezun oldum.

2003 yılında Antalya Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. 2009’da Üniversite’den Gıda Mühendisliği bölümünü bitirdim. 2010 yılında yüksek lisansa başladım. 2013 yılında yüksek lisans bitti, o ara yurt dışına gittim geldim. Yurt dışında hayatım değişti aslında. Uluslararası bir eğitim için bir aylığına oraya eğitime gitmiştik. Üç tane hoca vardı, tek öğrenci bendim. Yurt dışındaki eğitimde ben birinci oldum, döndüm Ak Parti Gençlik Kolları’na girdim. O zamana dek siyasette görev almamıştım.

Akademik olarak devam edersek, eğitimden dönüşte benim amacım Gıda Yüksek Mühendisi olup, kenti şirketimi kurmaktı. O ara akademiye devam etmem gerektiğini düşündüm.Yurt dışında bizden daha zayıf ve daha kötü adamların daha iyi yerlere geldiğini görünce, Atatürk Havalimanı’na indiğimizde “proje yapmam lazım” dedim kendime. Niyeti aldım ya bir kere, kalbime girdi o iş.

“Teknokent’te Depoda Küçük Bir Yer Gösterdiler”

O sıra Çanakkale’ye fuara gittik, Arıcılar Birliği’nin toplantısına. Babam 2009’dan 2013’e kadar birliğin başkanlığını yaptı. Bal Üreticileri Merkez Birliği Başkanı oldu. Biz, hayatımızı arıya adadık. Tüm Türkiye’deki Arıcılar Birliklerinin kuruluşlarında faal görev aldık. Dünya Uluslararası Arıcılar Birliği, Hasan Yavuz adına bu sene ödülü bana verdi. Bu da apayrı bir şey… Danışmanlık yaptım arıcılık konusunda. Ofis açtım. Şimdiki ismiyle TÜBİTAK BİGG’de projem ödül kazandı, bir projem daha geçti ve iki tane şirket kurdum. O zamanlar Antalya Teknokent’te kurmak istedik. Bize sadece depoda küçük bir yer gösterdiler. Yurt dışından döndükten sonra bu projeye karar verdik. Proje geçti, 100 bin TL destek aldık. Çok keyifli bir projeydi, o günler olmasa bugünlere gelemezdim.

Siyaseti, Akademisyenliği, Ticareti Üç Kulvarda Devam Ettiren Tek Akademisyenim”

Teknokent’e “Ben yer yapmak istiyorum. Laboratuvar kuracağım. Paketleme tesisi, ünitesi kuracağım.” dedim. Dikkate bile almadılar. Vazgeçmedim, gittim babamın aldığı bir dükkan vardı. Yanındaki dükkanı da ben aldım. Arasındaki duvarları yıktık ve 180-200 metrekareye yakın bir laboratuvar kurduk. . Yurt dışından döndükten sonra hem yüksek lisans çalışmamı hızlandırdım hem projeyi kazandım hem de AK Parti İl Gençlik Kolları’nda AR-GE Başkanı olarak görev aldım ve siyasete başladım. 2015’te Rıza Sümer, 2018’de İbrahim Ethem Taş ile birlikte AK Parti İl Yönetimi görevlerimi sürdürdüm. Hem siyaseti hem akademiyi hem de ticareti bırakmadan üç kulvarda devam eden tek akademisyenim. Bu kulvarda üçünü bir arada yapmak kolay değil fakat hepsi inanmaktan geçiyor. Her şeyin kanuni bir altyapısı var, isteyen herkes bunu yapabilir.

“1 Milyon TL’ye Yakın Yatırım Yaptım”

Teknokent hikayesine dönecek olursak, babamla bir ofis yeri aldık. Fareler var, pis bir ortam. İnsanı bir ortam değil. Oraya 2.20’lik bir masa götürdüm. Babam, “Oğlum ne yapıyorsun, bizim orada daha çok insan geçiyor. Burada kim var ki?” dedi. Ben de ona “Baba burası Teknokent ya, adı var. Belki bir gün hoca olurum, belli mi olur. Şirketim burada olsun.” dedim. Bir projem daha geçti TÜBİTAK’tan, aldığım desteğin üzerine 600 bin TL daha para çektim, kredi kullandım, elde ne var ne yoksa o dükkana yatırdım. Bugüne dek sadece hazırlık sektörü için 1 Milyon TL’ye yakın yatırım yaptım. Şu an bir laboratuvarım, bir paketleme tesisim, satış reyonum, depom, ham madde girdisi çıktısını yaptığım bir yerim var.  Teknokent’te de şirketin merkezi var, bu işe devam ediyoruz.

“Teknokent Genel Müdürü Olacaksın”

2013 yılının aralık ayında önce arıcılık birimi açılacaktı Antalya’da. Olmadı, teknik bilimlerde organik tarım bölümü açıldı. Ben talepte bulunmadan üniversite talepte bulundu. Kadro açıldığında sınava girdim, kazandım. 2013 yılının aralık ayında buna başladık. Devam ederken aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde doktoraya başladım. O da bitmek üzere. Sayın Rektörümüz “Antalya Teknokent Genel Müdürü olacaksın.” dedi. 16 Ağustos 2016 tarihinde Genel Müdür Yardımcısı, 12 Şubat 2018’de de Teknokent Genel Müdürü olmak nasip oldu çok şükür.

“Esas Hikayem, Genel Müdür Yardımcılığı İle Başladı”

Benim esas hikayem, Genel Müdür Yardımcılığı ile başladı. Bu genç girişimciye yer vermeyen adamlarla kendim dahil yedi genel müdür eskitiyorum. Onlar ne yanlış yaptılarsa, ben yanlışını değil doğrusunu yapmaya çalıştım. 2017-2018’de gösterdiğimiz performans ile “En Çok Gelişme Gösteren Teknokent” ödülünü aldık. Bu ödül, benim kariyerimin zirvesi oldu. Bu ödülü aldık diye tabii ki durmadık, daha çok çalıştık. 2018 yılında 35. sıradan 10. sıraya yükseldik. Şu an Türkiye’deki en iyi 10 Teknokent arasındayız. Hedefimiz bu sene ilk beşin arasında yer almak.

“Teknokent Teknoloji Vadisi Projesi’ni Başlattık”

Teknokent’in açık ve kapalı alan olmak üzere toplamda 365 bin metrekare alanı var. Batı Akdeniz Teknoloji Geliştirme Bölgesiyiz. Kendimize ait üç, firmalara ait dört olmak üzere yedi binamız var. Beşinci binamızı yapıyoruz.

Firmalar artık Teknokent’teki ofislerine sığmadıkları için Teknokent Teknoloji Vadisi projesini başlattık. Bu bir hayaldi, kimse başladığımızda bana inanmamıştı. Şu an ilk binada son katı çıkıyoruz, ikinci ve üçüncü binalar için sözleşmeleri yapıyoruz. 65 bin metrekarelik bir alanda planladık. 100 bin metrekarelik alanı AR-Ge ikinci etapta 165 bin metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Buradaki amaç, dünyanın en ileri teknolojisini üreten, İstanbul’da sıkışık bir alanda olan, üretim için farklı bir destinasyon istiyorlarsa onu burada da üretebileceklerini göstermekti. Çağrımızı yaptık ve gelmeye başladılar.

“Gelen Kaynaklar Teknokent Altyapısını Büyütmek İçin Kullanılıyor”

Yap-işlet-devret modeli olduğu için oradan gelen kaynağı da Teknokent altyapısını ve diğer sosyal alanları büyütmek için kullanıyoruz. Buna en iyi örnek Girişimcilik ve Kuluçka Merkezi diyebilirim. 8 Kasım tarihinde burayı açtık. Yetmedi, bunu da yapmamız lazım dedik, Türkiye’de yalnızca 5-6 kentte olan prototip atölyesini açtık. Şu an bir prototipe ihtiyacı olan öğrenci ya da girişimci gelip bunu yapabiliyor. Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olması şart değil. Bize gelip başvurması yeterli.

“Katma Değeri Çok Yüksek Ürünler Elde Ediyoruz”

3 ay önce ile bu zamana bakarsak, Teknokent’te çok büyük gelişme var. Zaten 2017’den günümüze bakarsak tamamen farklı bir Teknokent var. Şu anda 70 kuluçka şirketinin yer alacağı kuluçka merkezi, aynı anda çalışabileceği alan, küçük-büyük seminer salonları olmak üzere 700 bin metrekareden oluşan büyük bir Girişimcilik ve Kuluçka Merkezi yaptık. Bu Antalya için ilk olan bir şey. En önemli şey, katma değeri çok yüksek ürünler elde ediyoruz. Kilogram fiyatı 5000 TL’yi geçen elektronik ürün elde ediyoruz. 2018 Kasım ayı itibariyle ciromuz 200 milyon TL’yi geçti. Bunun 100 milyon lirası, AR-GE ile gelecek. Yani elma, domates, patlıcan satmak değil, ticari teknolojik AR-GE ürününden bahsediyoruz. Bu açıdan önemli bir noktaya geldik. Hem öğrencilerle derse giriyoruz hem Teknokent’i yönetiyoruz hem şirketimizi yönetiyoruz gem STK’lardaki görevimizi yapıyoruz. Şu an böyle devam eden çok yoğun bir iş hayatımız var.

ANTALYA TEKNOKENT HAKKINDA

Batı Akdeniz Teknoloji Geliştirme Bölgesi 364.826,00 m² toplam alanda, çeşitli sektörlerden AR-GE odaklı yüksek teknoloji üreten ve kullanan inovatif şirketleri bünyesinde barındırmaktadır. Antalya Teknokent 1 Ocak 2005 tarihinde faaliyete başlamış olup, Türkiye’nin gelişmiş teknokentleri arasında yer almaktadır.

Antalya Teknokent; yazılım bilişim ve iletişim teknolojileri, elektrik, ilaç, makine ve teçhizat, kimya , havacılık, enerji , inşaat gıda gibi bir çok sektörde AR-GE çalışmaları yürüten 80 AR-GE firması, 60 kuluçka firması ve 900 ‘den fazla AR-GE ve yazılım personeline ev sahipliği yapmaktadır.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 6.Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesinde Antalya Teknokent 2017 yılı ‘‘En İyi Gelişme Gösteren Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) Kategorisi’’nde 1.olarak büyük başarı göstermiştir.

Antalya Teknokent sergilemiş olduğu performansla göz doldururken söz konusu kategoride birinciliğe layık görülmesinin yanı sıra 1 yılda 35. sırada 10. sıraya yükselerek Türkiye’deki 77 Teknokent arasında 10.sırada yer almıştır.

Antalya Teknokent’te Yer Almanın Avantajları

  • KDV Muafiyeti
  • Gümrük Vergisi Muafiyeti
  • Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti
  • Üniversite -Sanayi İşbirliği Olanakları
  • Bölge Dışı Çalışma İzni
  • AR-GE ve Tasarım Personeli İçin Yüksek Lisans veya Doktora Eğitim İzni
  • AR-GE ve Tasarım Personeli İçin Gelir Vergisi Stopajı ve Sigorta İşveren Primi Hissesi Teşviği
  • Teknolojik Ürün Yatırım İzin Desteği
  • Yabancı Uyruklu Personel Çalıştırma
  • Kümelenme ve İşbirliği Olanakları

Teknokentte Yer Alma Prosedürü

  • Firmalar, Antalya Teknokent’te yer alabilmek için faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi vermek ve ofis durumu ile bilgi almak amacıyla müracaatlarını yapmaları gerekiyor.
  • Görüşme sonrasında www.antalyateknokent.com adresinden başvuru formunu doldurarak paraflı, kaşe ve imzalı evraklarını 5 nüsha halinde Antalya Teknokent yönetici ve işletici A.Ş yönetim ofisine teslim etmeleri gerekmektedir.
  • Yapılan bu başvuru işlemlerine istinaden Üniversitenin konusunda uzman, bağımsız hakem hocaları ve sektör temsilcileri tarafından incelenir. Bu inceleme sonrasında değerlendirme sonuçları Yönetim kurulu tarafından değerlendirmeye alınır.
  • Uygunluğun oluşması durumunda firmalarla sözleşme imzalanır. Sözleşme süresi proje süresi kadardır.

Değerlendirme Kriterleri

  • Projenin  Ar-Ge Niteliği ve Yenilikçi Yönü
  • İş-Zaman Çizelgesinin Uygunluğu
  • Proje Bütçesinin Uygunluğu
  • Proje Ekibi ve Altyapı Olanaklarının Uygunluğu
  • Projenin Üniversite-Sanayi İşbirliği Düzeyi

ANTALYA TEKNOKENT GİRİŞİMCİLİK VE KULUÇKA MERKEZİ

Antalya Teknokent Girişimcilik ve Kuluçka Merkezinde, teknoloji yoğun alanlarda girişimciliği teşvik etmek amacıyla fikir sahiplerine ve yeni kurulan şirketlere uygun koşullarda ofis alanı ve danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

Bu doğrultuda;

  • Girişimler için finansman desteği
  • Altyapı (fiziksel alan, bilgisayar, internet erişimi, vb.)
  • Liderlik ve yönetim danışmanlığı
  • İş stratejisi ve pazara giriş stratejileri
  • Melek yatırımcıları ile eşleştirme
  • Fikri mülkiyet danışmanlık hizmetleri
  • Yasal danışmanlık hizmeti

faaliyetleri bu birim tarafından yürütülmektedir.

Ön Kuluçka

Ön kuluçka, inovatif bir iş fikri olup henüz şirket kurma aşamasına gelmemiş girişimcilerin bulunduğu dönemdir. Şirketleşme aşamasına gelinceye kadar azami aylık 6 aylık sürede ücretsiz ofis ve altyapı sunulur, prototip atölyesi, laboratuvar imkanlarından faydalandırılır, ilgili devlet desteklerine başvurulması sağlanır.

Kuluçka Dönemi

İş fikirlerinin geliştirilmesi sonucu girişimcilerin devlet destekli ya da desteksiz olarak şirketlerini kurdukları dönemdir. 6 + 6 aylık sürede girişimcilere Girişimcilik ve Kuluçka Merkezin’de ofis ve altyapı imkanı sunulur. TGB muafiyetleri, prototip atölyesi, laboratuvar imkanlarından faydalandırılır, mentörlük ve yatırımcı ilişkileri desteği verilir. TTO hizmetleri ücretsiz sunulur.

Post Kuluçka Dönemi

Başarılı bulunan kuluçka firmalarının büyümelerine destek verilen dönemdir. 12 aylık sürede indirimli kira ücretleri karşılığında ofis ve altyapı imkanı sunulur, TGB muafiyetleri, prototip atölyesi, laboratuvar imkanlarından faydalandırılır, mentörlük, ticarileşme ve yatırımcı ilişkileri desteği verilir.

TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ 5 MODÜLÜ

  • Farkındalık, Tanıtım, Bilgilendirme ve Eğitim Hizmetleri
  • Destek Programlarından Yararlanmaya Yönelik Hizmetler
  • Proje Geliştirme/Yönetim Hizmetleri (Üniversite Sanayi İşbirliği Faaliyetleri)
  • Fikri Sınai Hakların Yönetimi ve Lisanslama Hizmetleri
  • Şirketleşme ve Girişimcilik Hizmetleri

Teknokent’te şu anda 57 tane Ulusal ve uluslararası destekli proje, 70 tane buluşumuz ve 797 tane sözleşmeli AR-GE projesi bulunmaktadır.

TEKNOLOJİ VADİSİ

165.000 m²’lik alanda Antalya Teknokent Teknoloji Vadisini kuruluyor.

Türkiye’de AR-GE, inovasyon ve Girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlayacak olan vadi projesi; firmalara, girişimcilere ve yatırımcılara hedeflerini gerçekleştirme imkânı sağlıyor.

Antalya Teknokent, Teknoloji Vadisinde yer alan işletmelere, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan yeni ürün/ürünleri ticarileştirmeleri, ülke ekonomisine katma değer oluşturmaları, uluslararası pazarlarda yer almaları için destek veriyor.


RÖPORTAJ: Fahrettin KAYAN

FOTOĞRAF: Antalya Teknokent Genel Müdürlüğü

REDAKTE: Ünal Aydın

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

© 2017 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır. | Sitemiz sanalbasin.com üyesidir