Varyant Haber

Ateşten Gömlek

Cihan Dilek yazdı…

Ateşten Gömlek
Cihan Dilek
Cihan Dilek( cihandilek07@hotmail.com )
28 Ekim 2019 - 10:00

Geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği mağlubiyetini ‘yorumsuz‘ olarak nitelendirdim. Çünkü ne futbolun ne de skorun yorumlanacak bir tarafı yoktu. Kaza kurşunu olsun dedim, nazar boncuğu olsun dedim ve bu haftayı bekledim. Şimdi bakıyorum belki skor farklı ama senaryo yine aynı. Maçı anlatan spikerin ‘Antalyaspor kaldığı yerden devam ediyor‘ deyişi durumu özetler gibiydi.

Kaseti biraz geriye sararsak, bundan birkaç hafta önce Bülent Korkmaz ve Diego’nun kameralar önüne geçip hedef ’41 puan‘ tarzında yaptığı açıklamayı hatırlıyoruz. Hatta Diego 40 puan dedi, Bülent Hoca ise 41 puana çıkardı. Türkçesi ne demek; 41 puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz.

Şimdi sizlere soruyorum, hedefi kümede kalmak olan bir takım lige ne kadar motive olabilir ya da bu takımdan ne başarı beklenir? Mantalitesi böyle olan bir takım karşısında insanların inanıp da tribüne gelmesini beklemek ne kadar doğru?

Bülent Korkmaz’ın durumu ile ilgili hiçbir zaman yorum yapmadım. Ancak mevcut tabloya bakarsak oyun sisteminde, kadro seçiminde, oyunu okuma ve oyuncu değişikliklerinde hataları olduğu gün gibi ortada. Gençlerbirliği hezimetinden sonra kadroda bu kadar revizyona gitmeye gerek var mıydı? Tüm faturayı Boffin’e kesmeye gerek var mıydı? Orta sahada oyun kuran, mücadele eden tek adam Hakan Özmert’i dakika 70’de oyundan almaya gerek var mıydı? Kanattan top taşıyabilen ve ceza sahasına girebilen Serdar Özkan ve Amilton’u kenarda bekletmenin ne anlamı vardı? Forvette tek başına kalan Mukairu’dan harikalar beklemek ne kadar doğru? Bunların hepsi tartışılır.

Haftalardır oyun kurmakta güçlük yaşayan, aldığı topları devamlı geriye oynayan bir Antalyaspor izliyoruz. Defans hattı tabiri caizse pimi çekilmiş bomba gibi her an patlamaya hazır. Orta saha zayıf, ileriye top taşıyamıyor. Nazım ileride çok kalıyor, boş bıraktığı mevki yol geçen hanı gibi. Pozisyona girebilen, kaleye gidebilen, son vuruşları iyi bir forvetimiz yok. Gustavo Blanco maalesef umut vermiyor. Celustka ve Chico mental olarak bitmiş durumda. Daha maçın başında Ferhat’ın yaptığı hatadan dolayı golü yiyebilirdik. Sonrasında ise Celustka’nın hatasıyla golü yedik. Sadece geçen haftaya göre daha şanslıydık o kadar.

Hal böyleyken alınan mağlubiyetin ardından çıkıp; tek sorumlu benim demekle bu iş çözülüyor mu? Peki öyleyse aynı hatalar neden her hafta tekrarlanıyor? Bu hataların bir yaptırımı olmayacak mı? Bizim bunları konuşmamız gerekiyor. Evet bireysel hatalar antrenörün suçu değildir lakin hatalardan ders çıkarmak, takımı motive etmek, oyun disiplinini sağlamak antrenörün sorumluluğundadır.

Unutmayalım şu anda oklar Bülent Korkmaz’ı gösterse de, kötü gidişatın faturası bir süre sonra sessiz kalan yönetime kesilecektir. Ve bu durum Antalyaspor’u dönüşü olmayan bir çıkmaza sürükleyecektir. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir demiş atalarımız. Umarım ben yanılırım.

Saygılarımla…

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

© 2017 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır. | Sitemiz sanalbasin.com üyesidir